Ahmet Say Kimdir

Ahmet Say Kimdir

Ahmet Say Biyografisi

1954 yılında Almanya’ya basın-yayın eğitimi almak için gitti ve 6 yıl orada kaldı. Gazetecilik okurken ünlü bir piyanistin evinde pansiyoner olarak kaldı. Bir yandan da müzikolog Kurt Köhler‘in özendirmesiyle müzikolojiye ilgi gösterdi.

Cezaevi de gerçekten benim için üniversite oldu. Orada 5-6 ay kaldım. Mahkumların ‘Kocakurt’ diye seslendikleri bir dolandırıcının anlattığı hikayelerden hareketle bir roman yazdım. Milliyet’in roman yarışmasına gönderdim, oradan ödül aldım ve kitap basıldı. Kazandığım parayla Fazıl’ın ilk piyanosunu aldım.’

1935 yılında İstanbul, Kadıköy’de matematik öğretmeni Fazıl Say ile felsefe öğretmeni Nüzhet Say’ın oğlu olarak doğmuştur. Piyano eğitimine 7 yaşında başladı. İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Ortaokul ve lise öğreniminin yanı sıra okul yıllarında 1946 yılında Ferdi Ştatzer‘in isteği üzerine İstanbul Belediye Konservatuvarı‘na girerek 1950 yılına kadar devam etti. 1945-50 yılları arasında Verda Ün ile piyano, Demirhan Altuğ ile teori ve Raşit Abed ile armoni çalıştı.

Türkiye’ye dönüşünde akademisyen olmak istedi ancak Almanya‘daki okulunun denkliği kabul edilmeyince Bingöl‘e Almanca öğretmeni oldu. 1960 yılında Türkiye’ye döndüğünde Bingöl’e Almanca öğretmeni olarak atandı ve üç yıl halk eğitimcisi ve folklorcu olarak görev yaptı. Bu dönemde türkü, ağıt ve masallar derledi, halk dansları toplulukları kurdu ve çocuk toplulukları yetiştirdi. Bingöl Hikayeleri adlı eseri bu dönemin ürünüdür. Bingöl’deki öğretmenliğinin ardından Erzincan‘da halk eğitim uzmanı olarak çalıştı. 1964 yılında Ankara‘ya döndü.

Piyanist ve besteci Fazıl Say oğludur. Ahmet Say, konservatuvarlar ile üniversitelerin müzik bölümlerinde temel eser olarak okutulan müzik kitaplarının yazarıdır.

Ahmet Say, 1967 yılında Türk Solu adlı derginin yazı işleri müdürü oldu. 12 Mart 1971 tarihinde verilen muhtıra sonrası 4 kez gözaltına alınan ve toplam 17 ay hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra 1976 yılında “Kocakurt” romanını yazdı.

Ahmet Say, oğlu Fazıl’a aldığı ilk piyanonun parasını da hapisteyken yazmaya başladığı ‘Kocakurt’ adlı romanıyla kazandı. ‘Cezaevinde kalmak beni eğitti’ diyen Say, o günlerle ilgili şunları anlattı: ‘Davalarda hüküm almadığım halde bir dava sarktığı için beni Ulucanlar Merkez Cezaevi’ne attılar. Maksim Gorki‘nin bir kitabının adı, ‘Benim Üniversitelerim’dir

1977-1983 yılları arasında aylık “Türkiye Yazıları” dergisini; Cemal Süreya, Vecihi Timuroğlu, Ragıp Gelencik, Demir Özlü, Ali Püsküllüoğlu ile birlikte çıkardı.

Bir önceki yazımda « makalem var.
yorum yok
29
4 Kasım, 2017
ETİKETLER :

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?